|
Yalnızlığın Kırmızı İzi
(öykü, Çitlembik yayınları, 2007)
"Empire State binasının terasındaki
şiddetli, sersemletici rüzgarın içinde yakasını kaldırırken onu
düşünüyordu. Dünyanın dört bir yanından gelmiş insanların hayret,
hayranlık ve coşku dolu sesleri arasında New York'un ışık okyanusuna
bakarken onu düşünüyordu. Times Meydanı'nda insanı ilk anda ürküten
enerji anaforları gibi devasa, parlak ekranlardaki filmlere,
reklamlara kapılırken onu düşünüyordu. Uyumadan önce, uğradığı
duygusal şaşkınlıkla başı dönerken, genç kadını tekrar görmeye
kararlıydı. 'Eczacı' öyküsünden
"Sessiz bir el kahvemi uzatıyor. Gözüm
teknenin suya bıraktığı eğimli çizgilerde. Kahvenin acısı ilk
yudumda damağıma işliyor. Dudağımda kalan köpüklerin beyazlığını
duyuyorum. Kahvemi bitirene kadar üç tekne daha geçiyor, hiçbirine
yüz vermiyorum."
'Cevap' öyküsünden
"Yıllarını taşıyordu Beyoğlu. Büyük
aşkını. Arkadaşlarını. Canı sıkkın dolaşmalarını. Küskünlüklerini ve
kahkahalarını. Durup baktı Galatasaray'a doğru. Yükseklere uzanan
sanat dolu binaları, Beyoğlu'nun tılsımlı ışıklarını doyamadan
seyretti. Bugünü hiç unutmayacaktı."
'Buluşma' öyküsünden
|